Nerden başlasammm?..... Nasıl anlatsammmm?....
Aradan bu kadar zaman geçince böyle oluyor!
Aradan bu kadar zaman geçmesine izin vermek ayıp mı? Ayıp!!
Tamam, ben kendimi ayıpladım İlham.... Artık beni herkese şikayet etmene gerek yok!
.........
Oh! Bir anlaşma sağladığımıza göre ben başlayabilirim artık :)
Şimdiiii! Nasıl bir sıra izlemeliyim bilemedim... Bu halde, kış bitmeden, işe yarayabileceğini düşündüğüm birşeye yer vereyim öncelikle.
Şöyle ki;
Ben ayağında terlik tutamayan, nerede hangi terliği bulursa ayağına geçirip, oturduğu ilk yerde ayağından çıkarıp unutan biriyim. Genelde kim terliklerini arasa bana sorar, ben de nerede çıkardığımı bilmem ama odamda olma ihtimalleri büyüktür. Hem ayaklarım üşür hem de hergün etraftan terlik toplamaktan iflahımız kesilir :) Belki bu tür problemlerle ufak arkadaşlarımızın ebeveynleri karşılaşıyor ve "kızııııııııım/oğluuuuuum!... Yine mi çıkardın terliklerini??? Hadi git giy hemen, üşüteceksiiiin.." diyorlardır. Ben kendime aşağıda gördüğünüz gibi bir çözüm buldum. Çok basit birşey ve bende gerçekten çok işe yaradı :) Artık terliklerimi bir giydim mi tamam, gerçekten çıkarmam gerekene kadar hep ayaklarımdalar :) Yuppiii!!!


Bu arada pembe güllerime de dikkatinizi çekerim :) Bu kadar uyduruk birşey ama, lastikleri birleştirdiğim yere kurdeleden gül yapmaktan da kaçınmadım :) Aslında tüm lastiğin üzerini süslemek daha hoş olabilir ama ben verimliliğinden emin olmadığım için boşuna uğraşmış olmaktan korktum ve öylesine bir gülle yetindim. Artık verimliliğinden emin olduğum için farklı şeyler düşünmeye başlayabilirim :)

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Haha!!! Sıra çikolata kâğıtlarında!!! En son orada kalmıştık değil mi??
Çikolata kâğıdı elbiseli Prenses Flora'da...
Şimdi de karşınızdaaaa.....
Yok yok bu seferki o kadar prestijli birisi değil. Kendi çapında bir duvar süsü... Yine çikolata kağıtlarından :) Bana bu konuda sponsor olan
candostum'a kucak dolusu sevgiler :) Canım yaaa... Sürekli biriktirdiği kağıtları getiriyor, beni sevindiriyor :) İyi ki var!!
Hay Allah!!! Kaptırdım kendimi.... Tamam. Silkindim ve kendime geldim :)
İşte şu gördüğünüz, belki de çok anlam veremeyeceğiniz, benim de çok bir anlam yüklemediğim ancak görüntüsünden keyif aldığım süs burada :)

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
"Kumaşlar, iğneler, iplikler, dikiş....Ne kadar güzel şeyler!!!" diye geçiriyorum her
bu blog a gelişimde. Geçenlerde de içimden böyle geçirerek ve iç çekerek, bir yandan yazıları okuyup bir yandan fotoğraflardakileri incelerken, bir baktım ki sevgili blog yazarı, yine o güzel patronlarından
birini, okuyucularıyla paylaşmış :) Ben yine her zamanki gibi, bu güzel patronu gecenin bir yarısı, yatmayı düşünmeye başladığım bir anda gördüm ve işte.... Gerisi malum.... Yani sizin için de malum mu bilmem :) Benim için ve ailem için öyle :)
"Anneeee!!!! Hani bir kumaş vardı, geçen gün kullanmıştım, yeşil.... Nerede o???"
"Kızım sendeydi ya... Vermedin bana geri... Hem ne yapacaksın bu saatte? Yarın bakarsın..."
"Olmaz, şimdi lazım...........Heh! Buldum... :) Hi hi!"
"Kızım bırak şimdi onu, bak hep geç yatıyorsun." (Ne yapsın, anne işte, dinlemeyeceğimi biliyor ama yine de söylüyor :) )
"Tamam, bitince yatarım."
"Ne ki o??"
"Sabah görürsün :)"
"Hadi iyi geceler..."
"Sana daaa :)"
..................................................................................................................................................................
Şu yukarıdaki nokta noktalar boyunca çıt yoktur, ev en sessiz halindedir, sadece iğne iplik sesi gelir.... İş bitince de, benim kendi kendime yaptığım yorumlar homurtu şeklinde duyulur... "Hımmm!!! Aslında fena değil ama...." şeklinde... Patronu bana ait olmadığı için, kendi ilhamlarım kadar keyif almamışımdır ama beni o anda doyurduğu için ve bir işe başlayıp bitirmiş olduğum için mutluyumdur :)
İşte size gece yarısı "Domuzcuk"u...

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Günler geçmiş, yıl 2008 olmuş, geçen yılbaşındaki gibi arkadaşlara kart yollamamış olmanın burukluğu çökmüştür içime.... Bilgisayardaki tozlu klasörlerde, uzun süredir aklımda olan bir kartın fotoğrafını bulup sizinle paylaşmak istemişimdir... Olamaz mı ??? Oldu bile... Hatta paylaştım bile... Bakın..... :)
Kartın üzerindeki resimler, alt kısmındaki şerit ve içindeki buket için peçete kullanmıştım. Hey gidi günler!!!
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Bu yılbaşı için de, ufak bir hediyeden, seri üretim denebilecek kadar çok yaptım (13 adet, abarttım mı biraz "seri üretim" derken??)... Hediyenin ismi "Yeni Yıl Uğuru"... Size tanıdık gelebilir bu yonca. Doğrudur, o benim üretimim değil, onları bilgisayar çıktısı olarak aldım. Kartona yapıştırdım, üzerlerine yazılarını yazdım ve biryerlere yapıştırılabilsin diye arkalarına çift tarafı yapışkanlı sünger ekledim... Hergün, yapışık oldukları bilgisayarlarda görmek sevindirici oluyor :) Yapıştırmaya layık görenlere teşekkürler :)
A aaaaaa!!!! Benim de ömrüm şaşırıp kalmakla geçiyor.... 2007 bitiyor, ayda-yılda bir yazdığım yazıların malzemesi bitiyor, ben hiçbirinin farkında değilim.... Bitmiş işte bitmiş! Hakkında konuşacak fotoğraf kalmamış! Pfff!!! :( Neyse artık bir daha sefere, malzeme geldiğinde, daha fazla bir heyecan ve keyifle :)
Kendimi ayıplamamı gerektirmeyecek kadar bir süre sonra görüşmek üzere :)